Skip to content

Carmen Souza – Konser Notları

30/03/2011

Uğur Mumcu Sahnesi
15 Mart 2011 20.00

*Sanki biz onları dinlemeye gitmedik de, onlar bizim eve müzik yapmaya gelmişlerdi.

*Dallı güllü, jarsevari elbisesi, sandaletleri, rastalı sarı saçları, uzun zarif elleri, ojesiz tırnakları, makyajsız yüzü, yüz ekşitmeli gülücüğü, kocaman kuş desenli gitarı, mükemmel gırtlağıyla Carmen çok iyiydi.
*Onun müziği, müzik yapmaktan öte ses çıkarmak üzerine. Sanki onlarca kişiyi yutmuş da, her biri ayrı ayrı konuşuyormuş gibi içinde. O kadar farklı ses bir insandan nasıl çıkar? Hadi çıkar da bu kadar güzel mi tınlar?

*İlk kez yalın ayaklı bir caz piyanisti gördüm. Ayrıca çaldığı üflemeli aletin adını bilen var mı?

* Bas ve kontrbası çalan zaten aynı Türk, bir de kırmızı şalvarı, beyaz tişörtü, öylesine toplanıvermiş saçlarıyla, paldır küldür sahneye çıkmış gibiydi ancak çalarken kendini kaybettiği aşikâr. En az Carmen kadar izlenesi şirin kişilik. Sakalından güç alıyor yalnız…

*Şu Afrikalılar her şeyden müzik yapıyor ya bayılıyorum. Carmen bize testi bile çaldı.

*Afri Ka’yı hep birlikte söyledik !

*Gülümsedik, Nilüfer’deydik. Sn. Bozbey’e teşekkürler…
Fotoğraflar: http://www.nilufer.bel.tr/?i=haber&id=886

Üniversite Yıllarından Hatırladığım Oyunlar

30/03/2011
tags:
Bu hafta 2 süper oyun izledim. Her oyundan sonra da öğrencilik yıllarımda neleri izlemiştim diye düşünmeye başladım.
Aziz Nesin Sahnesi’ni ne severim! Herkes bu sahnede en az bir oyun izlemeli. AKM’nin büyüklüğü de beni hep etkilemiştir.
İşte aklımda kalanlardan bazıları…




Urfaust



Çın Sabahta




Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı



 

Küçük Adam Ne Oldu Sana?



 
Efrasiyap’ın Hikâyeleri



 
 
Vişne Bahçesi



Ayrılık – Birhan Keskin

21/03/2011

kaç gecenin çölüdür bu ayrılık

kaç şiirin dölüdür üstüme

örttüğün bu ince sessizlik

kalbim alış artık, kır kendini

kendi duvarında, sesini

kendi duvarına haykır.

tesadüfen birbirine rastlamış

başka başka aşklarsızın siz artık

geceyle gündüz gibi birbirine

ayrılmış. O ki rüzgar, bir zaman

senin çölünde kumlar uçurmuş,

o ki gece ve esmer, görmüyor

sahrayı, sesi içinde karışmış.

her ayrılıkta kendine saplanan bir hançer

kendi sabrını deneyen taş,

kendi uykusuzluğunda yatak oldun.

kül koy şimdi yanına korunun

seni kavuran onu da yakmasın.

aşkla besle kendini, gül yetiştir,

sardunya çoğalt.

ki, sen aşktan ve ayrılıktan

başka ne anlıyorsun.

Birhan KESKİN

80liler için şarkılar

18/03/2011


MusicPlaylistView Profile
Create a playlist at MixPod.com

80’liler yaşlandı mı?

16/03/2011
tags: ,

Cevap veriyorum, evet! Üzgünüm arkadaşlar yaşlandık. Neden mi? Artık evlenip çoluk çocuğa karışanlar ya da gözlerinin kenarında kaz ayağı belirenler olduğu için yaşlanmadık biz. Aslında yaşlandığımızı bir anda çağrıştıran şu Turkcell reklamı oldu, hani kızın köy okulunda sobayı yakamadığı reklam var ya, o. Yani diyeceğim Turkcell’e gerek yok, bizim kuşak bunu zaten bilirdi…

Kuzine sobayı hiç görmemiş, soba üzerine maşa koyup, üzerinde kızarmaya başlayan ekmek kokusunu hiç duymamış çocuklar için, mandalina kabuklarını özenle dizip kokusunu içine çekmek için burunlarını yakmayı göze almamış çocuklar için, güğümün içindeki suyun ısınıp ısınmadığını anlamak için elin ne kadar süre ve ne kadar bir baskıyla o güğümün üzerinde kalması gerektiğini neredeyse içgüdüsel olarak bilmeyen çocuklar için yaşlıyız artık biz. Sonbahar sonlarında düzenlenen soba kurma törenlerine katılmadıkları, kurulan sobaların borularındaki kırık şemsiyeleri andıran askılara çorap, atkı, gömlek asıp kurutmadıkları, odayı saran o deterjan ya da sabun kokusunu içlerine çekmedikleri için yaşlıyız biz artık. Kabul edelim. Bizim dönemde soba kovasını doldurmayı ve sobanın içine yerleştirildiğinde altındaki delikten mutlaka bakıp hava alıp almadığını kontrol etmek gerektiğini bilmeyen var mı? Ya da soba tüttüğünde ne yapılması gerektiğini?

Read more…

Ah Bir Ataş Ver…

15/03/2011

Jülide Gülizar ve Dumlupınar anısına…

Neleri izledim?

14/03/2011

Nicolas Cage’in oyunculuğunu beğendiğim tek film. Senaryo orjinal ve hikâyenin kurgusu çok başarılı. Güzel bir postmodern film olmuş. İzlenesi.

Klasik aşk hikâyesi… Vakit geçirmek için izlenebilir.